Umursamaz bitki çayı tarifi ile grip ve nezleyi umursamayın!

Hastalıktan Korunmak veya Hasta Olduktan Sonra Çabuk Kurtulmak için Bu Karışımı Hazırlayabilirsin.

Malum Eylül, Ekim mevsim değişim zamanı, bağışıklık sistemi zayıf olanların korkulu rüyası. Her sene bir sonbahar bir ilkbahar da mendil yetiştiremez, yatağa düşmekten kurtulamayız. Bağışıklığımızı güçlendirdiğini düşündüğümüz ilaçlar elbette var. Ama siz de doğallıktan yanaysanız eğer, vazgeçilmezimiz bitki çayları her şeye değer! Bakınız size hazır poşet çaylardan bahsetmiyorum. Özellikle aktara giderek kendi zevkinize göre hazırlayacağınız bitki çaylarından bahsediyorum.

Umursamaz Bitki Çayı tarifi ve içindekiler:

1. Ihlamur


Bu karışım için bir numaramız tabii ki ıhlamur. Hem içerdiği vitaminler, hem rahatlatıcı özellikleri hem de diğer ekleyeceklerimize göre tadı daha hafif olduğundan karışımımızı dengeleyecek olan bitkidir ıhlamur.

2. Kuşburnu


İkinci bitkimiz kuşburnu. C vitamini yönünden zengin olan kuşburnu, karışımımızın içindeki bağışıklığını güçlendirecek en önemli meyvedir. Kuşburnunu top şeklindeki meyve halinde karışımınıza eklemelisin.

3. Zencefil


Üçüncü bitkimiz ise zencefil. Zencefili toz olarak değilde bütün temin etmeni tavsiye ederim. Karışıma eklerken bütün olan parçaları ikiye üçe bölerek ekleyebilirsin. Zencefilin tadı yoğun olduğu için tadını beğenmemene ihtimal vererek ilk karışımda az eklemeni öneririm. Ama bir kere grip veya nezleye yakalanmışsan, özellikle solunum sistemini rahatlatacağından ve öksürüğünü kestiğinden zencefili bol kullanmanı öneririm.

4. Tarçın


Dördüncü bitkimiz de tarçın. Bu karışımda tarçını faydalarından çok verdiği tat ile şeker kullanmanıza engel olması ve kokusu ile de karışımızın içimini kolaylaştırması için kullanıyoruz. Tarçını da yine çubuk şeklinde tercih edelim ve birkaç parçaya kırarak karışıma ekleyelim.

Hazırlanışı:

Bir avuç ıhlamur, 3-4 top kuşburnu meyvesi, kesme şeker büyüklüğünde bir parça zencefil (zencefil in tadı yoğun olduğundan bunun yarısı ile denemeye başlayabilirsin) ve ikiye kırılmış bir çubuk tarçını demliğe koyalım. Öncelikle demliğe üçte biri kadar kaynamış suyu ekleyip bir dakika kadar demliği çalkalayalım. Bu, malzemelerin demleme ve çözünme sürecini hızlandıracaktır.

Daha sonra bu suyu boşaltarak demliği dolduralım ve karışımı on dakika demlenmeye bırakalım. On dakika sonra ateşi kapatalım ve bitki çayımız hazır. Bitki çayını fincanımıza doldurduktan sonra çok sıcak olmamasına dikkat ederek tüketelim. Afiyet ve geçmiş olsun.

Not: İsteğe göre bitki çayına yarım limonun suyunu da ekleyebilirsin.

Şef – Chef (2014) – Sosyal medyanın gücü!

chef şef film sinema

Büyük şehirde yaşayan ve çalışma hayatından memnun olmayan herkesin hayalidir kendine ait bir işletme kurmak, kendi kendinin patronu olmak. Şef (Chef) filmi bu şekilde düşünenler için çok sevilecek ve ilham verecek bir film. Tabii sadece bununla da kalmıyor Şef; gününümüz teknolojisinin ve sosyal medyanın yeni işletmeler için ne kadar önemli olduğunu ince mizah öğeleri ile vurguluyor.

Özellikle gıda üzerine bir işletme kurmayı düşünüyorsanız Şef (Chef) den sonra bu düşüncelerinizi aksiyona dönüştürmek için hızlanabilirsiniz. İşletmenizi kurdunuz ama nasıl tanıtacaksınız, müşterileri kendinize nasıl çekeceksiniz işte bunlara da cevaplar veriyor Şef (Chef).

Keyifle izleyeceğiniz, günümüz hayatından güzel örnekler veren küçük işletmeler, sosyal medya ve aile bağları üzerine hoş bir film.

Ama sen en iyisi boşuna hayal kurma! Çünkü nasılsa cesaret edip de kendine ait bir yer açamazsın. Onun için boşver bunları da gülerek geçireceğin bir buçuk saatin keyfini çıkarmaya çalış. 😉

Bozcaada da gün batımı..

 

Bozcaada’ya her gidenin günbatımı saatinde ziyaret etmesi gereken yerdir rüzgar güllerinin olduğu Polente Burnu. Eskilere göre güneşin dünya üzerinde en büyük görüldüğü yer. İçinde özellikle Çamlıbağ Vasilaki bulunan bir piknik sepeti ile gitmeniz tavsiye edilir. Buradaki keyfi ve romantizmi çok az yerde yaşabileceğinizi söyleyebilirim.

Bu manzara ile okunabilecek iki mısralık bir şiirde ekleyeyim:

Ufukta bir gemiyim sende güneşim.
Karanlıkta kaybolmayayım, hep ışığında kalayım.

Ya da bulmuşken bu manzarayı boşver şiiri, romantizmi, yudumla vasilakini.. 😉

Armada Pera Hotel’in üç silahşörleri..

Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için!!

Onlar 3 silahşörler, onlar Athos, Porthos ve Aramis, onlar Armada Pera Hotel‘in arka bahçesinde sizi karşılayacak olan şaşkın kedicikler. Şehrin gürültüsünden kaçabileceğiniz Armada Pera Hotel‘in arka bahçesinde beş çayınızı yudumlarken yanında yiyebileceğiniz enfes kruvasanlarıda denemenizi tavsiye ederim. Tabii gitmişken nostaljik dekorasyonu ile odalarını ve İstanbul mazaralı terasınıda görmeden dönmeyin.